>Bir Kızı Nasıl Seversen, Tanrıyı Da Öyle Seversin

>

2010’un son günü. bir decade daha devirdik 21. yy’dan. pek çok şeyi değiştirerek.

giderek şeffaflaşan, saydamlaşan bir dünya yaratıyoruz.

yaşamak, nöronların birbiriyle bağlantısını gösteren grafiklere benzer bir NetWork halini aldı.

tam bir tanıma, tanışma, şeffaflaşma yüzyılı. elimizin, kolumuzun uzandığı yere kadar (klavye, enter tuşu ve internet sayesinde) gidiyoruz artık.

ilişki kuruyoruz. ilgileniyoruz. il-giliyiz. ilişiyoruz. bazen de itişiyoruz.

bu gün bir kuyrukta beklerken çantamdan krishnamurti çıkartıp okuyordum, açtığım sayfalarda şunları diyordu üstat; yaşamak ilişki kurmaktır. sosyal olmaktır. insan içinde. akrabalarla, doğayla, çocuklarla, iş hayatıyla, her şeyle ve herkesle.. bir kenara çekilerek, soyutlanarak bir şeyler elde edemezsiniz. ilişki kurarak ve anlayarak, anlamlandırarak kendi kişisel menkıbeni yaratırsın.. tarzında şeyler diyordu. biraz kendime döndüğüm bugünlerde bir şeyi iyice anlamamı sağladı bu cümleler; bir şeyi nasıl yaparsan her şeyi öyle yaparsın. (s.d’anna) evet, hayat tecrübesi dediğimiz, bilgelik dediğimiz, görmüş-geçirmiş olmak dediğimiz şey nedir ki? pek çok şeyi tecrübe mi etmek gerekir anlamak için. neden pek çok acıyı, benzer acıyı yaşıyoruz.. tekrar, tekrar.. çünkü anlamıyoruz.. yaşadıklarımız ve kendimiz, eylemlerimiz üzerinde durup-düşünmüyoruz. (durmadan düşünme-anlama eylemi olmaz. bkz. under-stand) anlamadığımız için de aynı şeyi tekrar tekrar başka suretlerde yaşıyoruz. efendimizin (s.a.s) belirttikleri gibi:“Mü’min bir yılan deliğinden iki defa ısırılmaz.” mevla basiret ve firasetimizi arttırsın.

bir şeyi nasıl yaparsak, her şeyi öyle yaparız.

bunun üzerinde bir düşünülelim olur mu?

***

bir daha geri dönemeyiz bebeğim! bir daha sevemem seni!

şimdi bu adam atkısını dolayıp boynuna,

sıcak bir kahve içip,

dokununca içinizde bir ırmağı başlatan türden bir kağıdı olan bir kitap okumak için

kendine bir ülke aramaya çıkıyor..

yoluma çıkma, yoksa dizlerinde uyur kalırım..

sözlerimi geri alamam.. coşan gönlüm hiç durmasın..

bir kahveyi nasıl içiyor, bir kitabı nasıl okuyor,

bir kzı nasıl seviyorsak, tanrıya da öyle gideriz..

biliyorsun artık tatlım,

bir şeyi nasıl yaparsak, her şeyi öyle yaparız..



>Bir Kızı Nasıl Seversen, Tanrıyı Da Öyle Seversin” üzerine bir yorum

  1. >your mind is the scene of the crime. (inception)evet bir şeyi nasıl yaparsak, her şeyi öyle yaparız.

    Beğen

Yorum yapmak DNA'mızda var!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s