>Arayacağın Şey : Allahvergisi Yeteneğin Ne?

>

Photo by İjaz (Sefa’ya bu güzel poz için teşekkürler. )
Kelimelerin sensin. Ses rengin ve tonun da. Sürekli tekrarlanan kelimelerin ve duygularınla geçen günlerin geçmişinin kötü bir kopyasından ibaret. Tekdüze ritim, ses ve titreşim.. gerçekliğin, yani sahip olma becerin, mutluluk seviyen, maddi-manevi kaderin ‘titreşim hızı’nla ilgilidir. Dünya senin söylediğin şarkının yankılanıp sana döndüğü bir DAĞ’dır. Kendini değiştirmek demek bir DAĞI YERİNDEN OYNATMAK demektir.
ALIŞKANLIKLARINA ÇELME TAK!
***
Dünya ve diğer insanlar senin bir aynandır.
***
Positive bir ruh halinde olmaya bak, aptallık ederek kendini fazla ciddiye alma. Kendinle dalga geç. Bu her türlü takıntıya ve kendini başka şeylerle özdeşleştirmeye karşı güçlü bir yöntem-antidottur.
***
Sen sebepsin, dünya ise bir sonuç
***
Kişi kendisini nasıl yener? İçine sızmaya çalışan olumsuzluk, mutsuzluk, ıstırap duygularına geçit verme. Çok küçük olsalar bile..
***
Geçmişinde bir çok delik olabilir, kapatılmamış hesaplar, suçluluk duyguları, kendine acıma ve karanlık köşeler… kendini değiştirmek mi istiyorsun? Geçmişini tamamen kabullenerek başla.
Kendini yüreğinde-kalbinde affet, bağışla. Bu davranışın her şeyi değiştirmeye gücü yeter.
Zaman döngüsünde kısılıp kalmış bir kişinin gerçek bir geleceği yoktur. Yalnıza tekrarlanan bir geçmişi vardır.
Geçmişini sev, kutsa. Her köşesine gir, aydınlat. Yeni bir anlama düzeyiyle onu değiştir. Endişeler, şüpheler ve korkulara kapılmayı bıraktığında geçmişin iyileşecektir. İşte “kendini kalbinde bağışlamanın” asıl kaynağı budur.
Zeki olmak, hangi dış olayın, o sırada ortada olmayan hangi iç duruma karşılık geldiğini bilmektir.
Her şeyde kendini suçla. Başına ne gelirse gelsin, kendini sorumlu tut. Tüm sırların sırrı budur: MEA CULPA. (Benim hatam yüzümden oldu.)
Nefesine dikkat et. Nefes alışverişinin farkında ol.
Bir şeyi çok iyi yaptığında, artık o sonsuza kadar yapılmış olur.
Daha az ye, daha çok düşle,
Daha az uyu, daha çok nefes al,
Daha az öl (günah işlemek) ve ebediyen yaşa.
****
Senin dışında hiçbir şey yok. Senin “dünya” dediğin yalnızca bir sonuç. Gerçekler dediğin şey, düşlerinin veya korkularının bir yansımasından ibarettir.
Dış dünyanın yaratıcısı olduğunu, dünyanın seni değil, senin dünyayı içerdiğini-içine aldığını anladığında: gördüğün, işittiğin ve dokunduğun her şeyin kendi eserinin sonucu olduğunu hatırladığında artık ondan korkmazsın.
DÜNYA BİR SAKIZ PARÇASIDIR, DİŞLERİNİN ŞEKLİNİ ALIR.
Az ye, azla yetin.
Düş zaman içinde kendini belli eder, çünkü sınırlı anlama yeteneğimiz nedeniyle onu anlamak için zamana ihtiyacımız vardır.
Düş var olan en gerçek şeydir. Her gerçekliğin arkasında bir düş ve her düşün ardında da bir beden vardır. Hücrelerimiz, organlarımız düşlerler.
***

Unutma, dışta olan hiçbir şey yok!

Kendi gelişiminin önündeki tek engel SENSİN.
Aynadaki yansımayı değiştirebilmek için önce kendini değiştirmelisin.
Antagonistten korkma! Mükemmellik onun acımasızlığıyla gelir. Ve eğer onu seviyorsan artık senin düşmanın değildir.
İster bir insan, ister bir olay biçiminde görünsün, Antagonistin, sendeki her boşluğu, her eksikliği, her zayıflığı ve her korkuyu göstermek, senin günahlarını, hatalarını, eksiklerini ve kendine koyduğun sınırları hiç ödün vermeden ( açık bir şekilde) ortaya çıkarmak gibi hoşlanılmayan bir görevi vardır.
***
Daha iyi bir insan olmaya çalışmak, kulağa takdir edilesi ve yüksek ahlaklı bir şey gibi gelir ama aslında bilincinizde bir değişim gerçekleştirmediğiniz sürece asla başaramayacağınız bir şeydir. İyi olmaya çalışarak iyi olamazsınız ama zaten içinizde var olan iyiliği bularak ve o iyiliğin ortaya çıkmasına izin vererek bunu yapabilirsiniz. O iyilik bilincinizdeki bazı temel değişimleri yaptığınızda gerçekleşir.
***
Bağışlama yalnızca yüreğinde olabilir. Dışında kusursuz biçimde savaşların en amansızını yapmak zorundasın ama ona inanmadan.
***
En nefret ettiğimiz öğretmenlerimiz bize en çok şey öğretenlerdir.
***
Antagonist bizi ölçerek değerlendirir. Bizim AIM’mimizi, yani amacımızı, düşümüzün büyüklüğünü.
AIM, I AM ‘in farklı bir dizilişidir.
AIM= I AM
Hiç kimsenin kendinden büyük bir amacı olamaz. Sıradan bir insan bir apartman dairesi hayal eder, bir başkası da bir villa düşleyebilir ama bir Versailles Sarayını ancak bir Kral bir düşleyebilir.
Kişinin hayattan ne isteyebileceğinin max. Sınırı benliğinin gerçeğini belirler.
***
GERÇEK ÖZGÜRLÜK bir armağan olarak gelmez. İnsan bunu tüm gücüyle yürekten istemeli ve bedeli her ne olursa olsun hak etmelidir. Bunu ancak o zaman elde edebilir.
***
Sıradan bir insanın aslında bir geleceği yoktur. Görünenlerin ötesinde, o hep yalnızca geçmişiyle karşılaşır.
***
Elinde tuttukların, gözünle gördüklerin ve TAM ŞU ANDA meydana geldiğine karar verdiğin olayların hepsi, bütün bunlar uzun zaman önce kaydedildi. Gerçekleşebilmek için varlık dünyasındaki bir başka boyutta yani senin hayatında rızanı aldılar.
Yaşamdaki olaylar, zamanın görünür hale getirdiği katılaşmış benlik durumlarıdır.
***
Ancak gerçek düşleyen rahat olabilir. Düş güvenliktir. Şüphe, korku, üzüntü illüzyondur, ama sıradan insanlar için gerçek gibi gözükür.
***
Sıradan insan, kendini sürekli tehdit altında hissetmesine ve daima birisinden veya bir şeyden korkmasına rağmen aslında dışarıda ona zarar verebilecek ne bir şey ne herhangi bir kimse vardır. Dünya kendi düşümüzün veya kabuslarımızın yansıması ve elle tutulur, gözle görülür hale gelmesidir.
***
Dünya bir cennet de olabilir, bir cehennem de .
Nerede yaşayacağına sen karar vereceksin.
***
Korkularından kendini kurtar!
Korkusuzluk, sen korkacak hiçbir şeyin olmadığının farkına vardığında kendiliğinden gelir.
***
Gerçek bir önder programlar yapar ama onlara inanmaz. Bunlar amacına giderken öndere rehberlik ederler, yine de o sadece kendi kusursuzluğuna inanır. Kendisi dışında bir amacı yoktur, çünkü amacı kendisidir, yani kendi ÖZGÜRLÜĞÜ.
***
Bilinçli ROL YAPMAK yalancılık değildir. Rol yapmak stratejik bir YAŞAM demektir.
***
Planlara tapma!
***
Sen böyle olduğun için dünya böyledir!
Inspired by The School For Gods / Stefano D’anna

>Arayacağın Şey : Allahvergisi Yeteneğin Ne?” üzerine 2 yorum

  1. >Bana bir kadim Hawai öğretisi olan Ho'oponopono'yu hatırlattı: "Dış dünyamızda her ne oluyorsa bu iç dünyamızın bir eseridir." Kendimizi suçlamadan, yalnızca sorumluluğumuzu alarak, affederek ve severek, arınarak, temizlenerek sıfır noktasına ulaşırız böylece dış dünya dediğimiz şey de bize göre şekillenir.

    Beğen

  2. >Ho'oponopono'yu ilk defa duyuyorum. Hakikat değişmiyor tabii ki, isimler farklı olsa da o bir yerlerde keşfedilmeyi bekliyor. Ho'oponopono'ya bakacağım, teşekkürler.

    Beğen

Yorum yapmak DNA'mızda var!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s