WIPO & WITTGENSTEIN

 

wipoToday’s Zamanın Pazar yayını olan Sunday’s Zaman da okuduğum bir haber bana ilginç geldi paylaşmak istedim.  26 Nisan  dünya fikri mülkiyet günüymüş. Habere göre 26 nisan 2001’de entelektüel zenginliğin günlük hayata etkisi konusunda farkındalık oluşturma ve dünyanın dörtbir yanından insanlığın gelişimi için katkıda bulunan isimleri, sanatçı, düşünür ve girişimcileri anmak için kurulan World  Intellectual Property  Organization – WIPO  her yıl bir tema çerçevesinde etkinlik düzenliyor. Bu yıl ki tema;  “geleceğimizi güvenceye almanın bir anahtarı olarak; yeşil alan korumalı projeler”.   Dünya entelektüel zenginliği deyince aklıma neler gelmiyor ki.. Hz. Adem den başlamalı.. J yasak elma ile başlayan dünya macerasında insanoğlu kendine yeniden yasak elmalar mı icad ediyor acaba? Sormadan geçemedim.

www.wipo.int

***

lwEntelektüellik demişken 26 nisan doğumlu Ludwig Wittgenstein’ı  (1889-1951) anmadan geçmeyelim. 20. Yy analitik ve dil felsefesinde çok etkili olmuş bir filozof-düşünür olan wittgenstein bendeniz için de lise ve üniversite yıllarımda zihnimi en çok tahrik eden isimler arasında yer alır. Wittgenstein okuyacaklar için kitap önerisi; Yan Değiniler – altıkırkbeş yay.

LW

Zengin bir ailenin çocuğuydu. Issız bir fiyord yamacına yaptırdığı kulübede inzivaya çekildi. Toplum yaşamına dönmesinin ardından babasından kalan serveti dağıttı. Çok mutsuz oldu, sık sık intiharı düşündü. Akademik felsefe düşüncesine karşıydı. 1950’de kanser olduğunu öğrendi. Ona göre felsefede çözülecek bir problem, kanıtlanacak bir teorem, sınanacak bir varsayım yoktu ve dedi ki:
“İnsanlar iyiye doğru götürülemezler; ancak şuraya-buraya götürülebilirler. İyi, olgu uzamının dışında yatar…
Tohumu topraktan çekip alamazsın. Yapabileceğin, yalnızca, ona ısı, nem, ışık sağlamaktır; kendi kendine yetişmek zorundadır…
Çocuk kötüdür, ama kimse ona başka türlü olmayı öğretmez ki; anası-babası da gösterdikleri budalaca yakınlıkla daha da beter ederler onu…
Bir insan kilitli olmayan, ama içeriye doğru açılan bir kapıyı boyuna itiyor, çekmek aklına gelmiyorsa, dada hapistir…
Ancak çok mutsuz bir insanın başka bir insan için üzülmeye hakkı vardır…
Kişi yalnızca en korkunç acılar içindeyken yazmalı -o zaman bambaşka bir anlamı olur yazdıklarının. Ama, bu yüzden, bu yazılanı da kimse bir doğrudur diye alıntılayamamalı; meğer ki bunu söylerken kendisi de acı çekiyor ola… 
                                                                                                                                            

Wittgenstein için ekşi sözlüğe bakın;

http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=ludwig+wittgenstein

Yorum yapmak DNA'mızda var!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s