Etiketlenen Yazılardeğer üretmek

50 MADDEDE REKLAMCILIK VE PAZARLAMA NOTLARI

internet_pazarlama1


    1. iyi fikir basit ve kısadır.

    2. Bir ürünü pazarlamak, yıldızı ürün olan bir film çekmektir.

    3. Ürünün farklılaştırılması gerekir

    4. farklılığını dramatize et

    5. ne kadar bütçe? Her ürün kendi bütçesini hazırlar.

    6. Zayıf rekabet: büyük başarı

    7. iyi bir fikir harekete geçirmek, sadece iyi bir fikre sahip olmaktan iyidir.

    8. Müşteriyle bağlantıda ol, onları önemse.

    9. Yeni müşteri kazanmak, eskisini elde tutmaktan daha maliyetlidir.

    10. Fırsatları yakalamak zordur, çünkü fırsat gibi görünmezler. Oysa basit ve aşikardırlar.

    11. Önemliymiş havası veren, anlamsız konuşmalardan uzak dur.

    12. Mark twain der ki: ürünler fabrikalarda üretilir, markalarsa zihinlerde.

    13. USG, NC, AMP gibi marka adı kullanma, akılda kalmazlar.

    14. Markalama : bir markayı veya farklılaştırılmış br fikri potansiyel müşterinin zihninde yerleştirmektir.

    15. Herhangi bir kategoride lider olan marka, çoğunlukla müşterinin zihnine ilk yerleşen markadır.

    16. Daha iyi olmaktansa, yeni bir kategoride bir numara ol

    17. herkes neyin yeni olduğuyla ilgilidir. Çok az insan ise neyin daha iyi olduğuyla ilgilidir

  1. pazarlama-trendi


    Ben de yapmalıyım” tarzı işlerden uzak dur.

    1. Fiyatlandırma konusunda standartların dışına çıkma

    2. düşük fiyatla kazanmak zordur.

    3. Müşterinin ürünün farklı özelliğine ve getirdiği katma değerine ödeyebileceği bedeli bilerek fiyatlandırma yapmak gerekir

    4. insanlar biraz daha fazlasını ödeyebilirler, çok daha fazlasını değil. Standartların dışına çıkma.

    5. Daha fazla şey sunmaya çalışırsan odaktan uzaklaşırsın.

    6. Mark twain den başarısızlığın formülü: “herkesi memnun etmeye çalışın”

    7. büyümeye kafayı takma, kendi kategorinde başarılı olmayı önemse.

    8. Araştırma şirketlerine güvenme, insanlar dürüst değildir.

    9. Araştırmacılara denek olan insanların çoğunun söyledikleriyle yaptıkları başkadır.

    10. Eğilimleri belirlemek, gelecekle ilgili yapabileceğin en iyi şeydir.

    11. Beklenmedik şeylerin her zaman olabileceğini hesaba katmalısın. Ve beklenmedik durumlar asla araştırılamaz.

    12. En iyi araştırma karmaşık değil, basit olan araştırmadır. Algılarla ilgilenir. Çok güçlü sağ duyusu olmalıdır.

    13. Bir reklam metni örneği: Aquafina; reklam filmi sadece berrak su görüntüsü ve markayı gösterir. Sözel mesaj: “ su o kadar temiz ki, içinde hiç bir şey yok” . Reklam metninin başlığı: “ size hiç bir şey vaadediyoruz.”

    14. hiçkimse kendisine bir şey satılmasından-reklam edilmesinden hoşlanmaz.

    15. Dürüstlük müşteriyi yumuşatır.

    16. İnsanlar her zaman haber duymak ister. Haber değeri taşıyan mesajlar karşısında kendilerine bir şey satıldığını düşünmezler ve savunmaya geçmezler.

    17. Karmaşıklıktan uzak dur. İnsanların fazla zamanını alamazsın. Bu yüzden reklamın yalın ve basit olmalı. Tek bir mesaj iki mesajdan iyidir. Sade görseller, dramatize görsellerden iyidir.

    1.  

     

  2. pazarlama organizasyon


    1. Eğer mümkünse metinlerde kafiye kullan.

    1. kalbe giden yol kulaktan geçer.” r.waldo emerson

    2. bütün insanlar zeki fikirlerden hoşlanırlar ama belirgin bir en çok işe yarayan fikirdir

    3. iş fikirleri için kitab önerisi: Obvious Adams – aşikar adams – robert updegraff

    4. sabırlı ol. Reklamların insanlara nüfuz etmesi zaman alır.

    5. Mesajını algılamaları için onlara yeterli zaman tanı.

    6. Reklam değerlendirme kriterleri

    • anlamsız mesajlardan uzak dur

    • ürünün farklı özelliklerini vurgulama, dramatize edebilme

    • mesaj ne kadar dürüst

    • verilen mesaj yeterince yalın mı?

    • Müşterinin faydasına olabilecek ilginç haber içeriği var mı?

      43.interneti reklam için değil, bilgilendirme için kullan.

      44.Zihin, konuşulan bir sözcüğü 140 milisaniyede anlarken basılı bir sözcük 180 milisaniyede anlaşılmaktadır

    1.  

  • 1


    1. 5.Zihin kulakla çalışır.

      46.Sesli medya sessiz medyadan daha güçlüdür.

      47.Farklılaştırılmış bir fikir pazarlamanın birinci adımıdır.

      48.İki gözün de en iyi şekilde görebilmesi için logoların dikdörtgen biçiminde olması gerekir.

      49.İsimler sembollerden büüyk olmalıdırlogo veya isim için seçilen tipografi okunaklı – yalın olmalıdır. Benzersiz olması daha iyidir. Renkler de önemlidir. Boşluk da fazla olmalıdır.

       

       

      50.Sektörde yapılan en büyük hatalar

    • kibir : başarı kibre yol açar. Kibir de başarısızlığa.

    • Açgözlülük

    • cehalet

    • temennilerden uzak dur

    • odaktan uzaklaşmak

    • küçük değişiklikler

    • gurur

     

    HATA YAPMIYORSAN HİÇBİR ŞEY YAPMIYORSUNDUR.


IJΛZ’s BUZZ  ©2008 – 2009 Turkey 

Add comment Mayıs 10, 2009

ÜNİVERSİTEYE GİTMEK YA DA NURETTİN ÖZDOĞAN

 

Bu sabah yurttan kampuse doğru yürürken kafamda tasarladım bu yazıyı.

 Hava güneşli, Erzurum’da Kasım ayında böyle bir hava, evlere şenlik..

Çok şükür.. kışın güneş bir başka güzel.. 

deli eder insanı bu havalar vallahii :)

“Kasımda Aşk Başkadır” nasıl olsa.

 

Bir çok üst düzey insanın eğitim hayatlarına

baktığımızda tuhaflıklar görürüz.

Çok başarılı kanaat liderleri ve rol model kişilikler,

sıra dışı iş fikirlerinin sahipleri ya üniversiteye gitmemiş,

ya gitmiş terk etmiş, ya da gittiği üniversiteyi ve diplomayı önemsemeyip

 kendi ilgi alanını keşfederek keyifli ve para getiren,

değer üreten, sosyal sorumluluğu olan girişimcilik projelerine imza atmışlar.

Bir çok ülkede ve özellikle Türkiye’de

Üniversiteye Gitmek bize yutturulmuş bir Prestij Hapıdır.

Üniversiteye gitmenin anlamı şudur:

Hayatta ne yapacağımı bilmiyorum, üniversiteye gidiyorum.

(paul arden’den mülhemle..)

Üniversiteyi iki defa bırakıp üç defa başlayan

 biri olarak bu yazdıklarım kişisel kronolojim açısından

tutarlı ve bedeli ödenmiş cümlelerdir yazdıklarım.

Şu an Atatürk üni. Felsefe kantininde yazıyorum bu yazıyı. 

ben fizik öğrencisiyim bu arada :)

Yılgınlık, bezginlik içinde bir gençlik var burada..

Örselenmiş gençlik heyecanları.. dayatılan bir tarz-ı hayat..

Aşkları IŞK değil, bedenleri GENÇ değil.. ,

yapıcı Neş’e duygusundan uzak,

hazz kültürü içinde azab çeken genç kardeşlerim benim!

Rol modelsiz, top modelli!

Hayatta ne yapacağını bilmek kaç kişiyi nasip olmuştur?

Tüm bu sıkıntılara rağmen iyi işler yapan kardeşlerimiz de var;

Nurettin Özdoğan onlardan birisi.

Sevgili Nurettin genç yaşında bir çok başarıya imza atmış,

gençlere rol model olabilecek birisi. EZI’de (uluslar arası insan kaynakları şirketi)

genç yaşında çalışmış ender insanlardan.

Zaman Gazetesinin Pazar ekinde yazdıklarıyla bir çok gence ufuk açıyor.

Sevgili Nurettin’in benim de çok üstünde durduğum iki sihirli kelimesi var:

 GİRİŞİMCİLİK ve DEĞER ÜRETMEK.

 Genç yaşında idealleri ve hayalleri olan

ve bunları tüm toplumla, gençlerle paylaşan,

BUDUR! Dedirten genç bir yürek o.

Bir çok şey yapmak istiyor ama asıl istediği şu:

“Gözlerinin içinde dünyalar saklı biri olmak.”

Bakar mısınız, onca başarı, popülariteden sonra hayat idealini

nasıl latif ve zarif bir şekilde açıklamış.

 Zira O, samimiyetten, dostluklardan, paylaşmaktan,

heyecanlı olmak, heyecan aktarmaktan yana.

 O zarif birisi. Tıpkı muhterem, manevi Ağabeyim,

Üstadım Maraşlı CAHİT ZARİFOĞLU gibi. Nurettin de Maraşlı.

Modern ama geleneğin zarif ve eskimez çizgileri var yaşamı yakalayışında.

Sevgili Nurettin’i canı gönülden tebrik ediyor,

onun gibi gençlerle aynı nesil olmaktan mutluluk duyuyorum.

Ailesini de tebrik ediyor, kendisine de ömür boyu saadetler,

 başarılar, heyecanlar diliyorum.

Yaşam Sevincin eksik olmasın Nurettin!

 

Nurettin Özdoğan’ın kişisel web sitesi: www.empatik.com

 

Bir okuma önerisi:

1) Okulsuz Toplum – Ivan Illich

 2) Görünmeyen Üniversite – Ersin Gürdoğan

Ve şimdi biraz müzik;

 Jacques Brel’ den geliyor ; Amsterdam

1 comment Kasım 3, 2008

“GERÇEK GİRİŞİMCİLİK” ÜZERİNE MÜLAHAZALAR

-Modern bir dervişten Hz. Mevlana’ya

 

Değer üretmek ve girişimcilik yenilikçi ve sürdürülebilir başarının iki farklı yüzüdür.

Değer üretmeden girişimci olamadığımız gibi, girişimci olmadan da değer üretemeyiz.

Değer üretirken hayata bir bakış açısı katmalıyız.

Öyle bir şey yapmalıyız ki bu hayatı Kolaylaştırıcı olmalı.

Ya da bir probleme çözüm olmalı.

Bir genci hayata bağlamalı, bir çocuğa ufuk olmalı.

Bir anneye yaşama sevinci, bir babaya fedakarlık ve dava azmi katabilmeli.

 Bir fikrimiz olmalı. Fikrimizin heyecanı olmalı.

O fikirle aylarca yatıp kalkmalıyız belki.

Kantinlerde, otobüslerde, dersliklerde, öğrenci evlerinde

 dostlarla fikrimizi paylaşmalı, anlatmalıyız, ciddiye alınmamayı göze alarak.

  

 Büyük düşünmeli, büyük düşler kurmalıyız.

Adam olmayı ve faydalı olmayı dert edinmeliyiz.

Sevmeliyiz. Sevinmeliyiz. Şükretmeliyiz.

Çocukların dualarını ve tebessümlerini almalıyız.

İmkanların azlığından sitem etmeyip,

 Gazâli Hazretlerinin ‘Mümkün Alemlerin En İyisi”

anlayışınca içinde bulunduğumuz hal ve durum ve imkanlar

en iyi hal, durum ve imkandır demeliyiz.

İlahi kudret cimri değil ya, daha iyi bir hal mümkün olsaydı olurdu.

Edebi ve emaneti gözeterek,

Değer üreterek,

Sevindirerek, severek,

Dertlenerek ,

GERÇEK GİRİŞİMCİ  olabiliriz.

Bizim girişimimiz, dünyalık, ego tatmini ve hırs adına değil

İnsana hizmet, Tanrıya hizmettir,

Sevginin özü birdir,

En kutsal erdem, Hayırda Yarışmaktır

Anlayışları gereğince olacaktır.

Şairin dediği gibi;

“âvâzeyi bu âleme dâvûd gibi sal

 bâki kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş”

bir hoş sadâ için üretmek ve girişimci olmak.

 

Markasız iş olmaz.

Marka SİZsiniz.

Giyiminiz , sözleriniz, dostlarınız,

samimiyetiniz, aileniz, kitaplarınız,

eylemleriniz MARKANIZdır.

 

Bir girişim için yola çıktığımızda

sonuçlardan ziyade sürece odaklanmak gerekir.

Ne yaptığımız kadar ( belki daha çok )

 NASIL yaptığımız daha önemlidir.

Yaparken de İSTİŞARE kültüründen

 ve sünnetinden uzak durmamak gerekir.

İstişaresiz iş yapanın başarısız olması kaçınılmazdır.

Ürettiğimiz değer yada işe ne kadar çok kişiyi

dahil edebilirsek o ölçüde çabuk büyürüz.

Ve ve ve en önemlisi, ister başarılı olalım ister başarısız

ama  MÜTEVAZİ olmaktan vazgeçemeyiz.

Mütevazi ve samimi olamayanların ürettikleri makes kesbetmez.

Değerlerin en üstünü samimiyet ve tevazudur.

 Her şeyin geçici olduğunu hatırlayarak yaşamak..

bu geçicilik aynasında

kendimizin en iyi fotoğrafını çekmek: İŞTE HAYAT!

 

Niyetlerimiz şüphesiz önemlidir.

 Eksiklerimiz her zaman olacaktır.

 Cesaret bizi YIĞIN’dan ayıracaktır.

Tabii, BİLGİ ile cesaret edeceğiz.

Pozitivist bir anlayışla, BİLGİ GÜÇTÜR demeyip BİLGİ ERDEMDİR,

 BİLGİ YAŞAMIN GEÇİCİLİĞİNİ FARK ETMEKTİR

BİLGİ, BİGELİKTİR diyebilmeli ve öyle de yaşayabilmeliyiz.

 

Türkiye canlı bir ülke oldu.

Capcanlı.

Biz gençler de bu canlılığın en büyük payesine sahibiz bence.

Mevlana ve Yunus Emre , niçin hala hayırla anılıyorlar?

Çünkü onlar GERÇEK BİR GİRİŞİMCİYDİLER.

Çünkü onlar DEĞER ÜRETTİLER.

Çünkü onlar , SEVGİNİN GÜCÜyle iş yaptılar.

 

(Günümüzün girişimcilik anlayışı para kazanmak üzerine kurulu,

Ama eskiden gönül zenginliği ve cömertlik üzerine kuruluydu.

Çünkü nefsini bilen rabbini bilirdi. )

Büyük düşünmekten kastım, Allah dostu olmaya niyet etmek ve bunun bedelini ödemek.

Dost olmak. Dosta sadık olmak.

İşte GERÇEK GİRİŞİMCİLİK budur.

Girişimcilik kullara kul olmayıp,

Hakka kul olmayı en güzel şeref ve yol bilmektir.

 

Dünyadan giderken l halkın seni nasıl uğurladığına bakma,

Gittiğin yerde nasıl karşılandığına bak!

 

Sevgi sizinle olsun.

Sevelim, güzelleşelim : )

GENÇ dostlara selam olsun!

Sevelim, gençleşelim.

 

Erzurum’dan Mustafa İJAZ

5 comments Ekim 14, 2008

DEĞER ÜRETMEK ÜZERİNE

Bilmek istediğim Tanrının düşünceleridir. Gerisi detay.

Bilmek istediğim Tanrının düşünceleridir. Gerisi detay.

 

 

 

 

Merhaba, çayın çok içildiği, yaş ortalamasının 23 olduğu bir öğrenci evinden yazıyorum bunları.

Hiç kimse sizin izniniz olmadan, size kendinizi değersiz hissettiremez.

Elenor Roosevelt

Roosevelt ‘in de dediği gibi günümüzde toplumsal bezginlik bizim özümüzle ilgili bir şey.21.yy gençliği için en önemli tehlikelerden birisi de ‘değer’ üretmeden sosyal hayat içinde kültür mantarı gibi yaşamaktır. Her gün o kadar çok şey üretiliyor ki, bizim bir şey yapmamıza gerek yok diyenleriniz olabilir. Ama var olanın içinden uygun olanları seçmek bile bir değer üretmektir. Üretmekten bahsetmiyorum. Değer üretmekten bahsediyorum. Değer üretenler, günümüz üretim mantalitesinin nihai hedefi olan para ve şöhreti de entegre olarak, zorlanmadan elde ederler. Değer üretmek şüphesiz bir bilgi yönetim şeklidir. Günümüzün eklektik bilgi ağında bilgi yönetmesini bilmek donanımlı olmanın (dil, bilgisayar) ötesinde özsaygı, tevazu, sosyal sorumluluk, girişimcilik, paylaşımcılık gibi erdemlere sahip olmanızı da gerektiriyor.

Her çözüm beraberinde yeni sorunları da getiriyor. Değer üreten çözümlerimiz ise bu tür durumlardan hali olacaktır.

hayata renk kat!

hayata renk kat!

Değer üretmek, özgüvendir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Değer üretmek, değerli olmayı hissetmek ve hissettirmektir.

 

 

Değer üretmek, saygı duymaktır.

Değer üretmek, fark etmektir.

Değer üretmek, kıymet bilmektir.

Değer üretmek, iyi bir iletişimci olmaktır.

Değer üretmek, sevmek ve sevilmektir.

Değer üretmek, ferah bir nefes gibidir.

Değer üretmek, değerlidir.

Değer üretmek, GENÇ olmaktır.

Moral değerlerden uzaklaşan gündelik hayatın yaşanabilirliği, hayatın içine değerlerin katılmasıyla mümkün.  Değerlerin yeniden ele alınıp senkronize edilmesi, farklı platformlara taşınması artık neredeyse kaçınılmazdır.

Sonuçlarına odaklanmadan sadece ‘iyi ve güzel’e odaklanarak proje ve değer  üretmeliyiz.

Diploma sonuçtur. Para sonuçtur. Kariyer sonuçtur. Şöhret sonuçtur.

İyi hissetmek, mutlu olmak, kıymet bilmek, teşekkür etmek, üretmek ise süreçtir.

Süreç: hayatın kendisidir.

İnsanlar sizin ne yaptığınızı unutabilirler, ama asla nasıl yaptığınızı unutmazlar.

NASIL’a dikkat ederek üretmek ve yaşamak!

Ev arkadaşlarımdan Muhammet bu gün yaptığı güzel yemekle akşam yemeğine değer kattı.

Ev arkadaşlarımdan Emrah misafirimiz Enes ile sohbet ederek kardeşliğe değer kattı.

Diğer ev arkadaşlarımız alınmasın J onların elbette ürettiği değerler var.

Değer üretmek, anı yaşamaktır. Paylaşmaktır.

Değerlerle birlikte yaşarsak değerli oluruz. Hayırla anılırız.

sırayı bozmadan farklı ol! fark yarat!

sırayı bozmadan farklı ol! fark yarat!

 

 

 

 

Bizden sonra gelenler arasında hayırla anılacağımız bir hayat yaşamamız dileğiyle.

Erzurum’dan Mustafa İJAZ

 

 

 

 

 

 

 

3 comments Ekim 9, 2008


Bilim-Felsefe

Mustafa İJAZ | Blog

Son Yazılar

Popüler Yazılar

Arşiv

Kategoriler

stats

ziyaretçi haritası

Etiketler

antalya Arche Aydınlanma baudrillard Beden bilinç blog Cern değer üretmek Eckhart Tolle edebiyat entrepreneurship Erzurum eğitim felsefe Futbol gençlik girişimcilik God Higgs inavasyon inovation iş dünyası kitap Kumpas Masaru Emoto medya Mevlana Mustafa İjaz Nurettin Özdoğan Particle Physics Philosophy Psikoloji ramazan satranç Sezai Karakoç sinema Sonsuzluk Tasarım teknoloji The Secret yaz okulu çay üniversite şiir

laf atanlar

sebahattin on GENÇLER İÇİN YAZ REHBERİ
sebahattin on CAPITAL TAPINAKLAR VE MESCİD…
hp on FELSEFE NE İŞE YARAR?
cevdet on FELSEFE NE İŞE YARAR?
gezturkiye on GENÇLER İÇİN YAZ REHBERİ

 

Aralık 2009
M T W T F S S
« Nov    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031