Posts filed under 'üniversite'
İDEAL ÜNİVERSİTENİN KİLİT UNSURLARI
Dünya ve toplumlar hızla değişim, dönüşüm, üretim ve bu süreçlere adaptasyonla ilgiliyken Türkiye bu anlamda hala ilkel bir görüntü içindedir. nedeni basit; bir toplumda değişimin motoru üniversitelerdir. türkiye de üniversiteler hayatta istediğine karar veremeyen bir yığın insanın iltica kapısı haline gelmiştir. günümüzde yeni bu konuda sorgulamalar, çalıştaylar yapılmakta. gelecek yıllarda meyvelerini toplarız diye ümit ediyorum. bologna süreci, ab programları, erasmus ve farabi programlarının hayata geçirilmesinde bir takım sıkıntılar varsa da gelinen nokta itibariyle yine de güzel gelişmeler bunlar diyebiliriz. Yüksek Öğretim Kurulu da bu konuda yeni yapılandırmalar içinde. YÖK başkanı Yusuf Ziya Özcan ın yeniliklerle ilgili bilgiler verdiği bir röportajına buradan ulaşabilirsiniz.
***
bir örnek vermek gerekirse ;
halen Atatürk Üniversitesi öğrencisi olarak, EĞİTİMİN GELECEĞİNE KAFA YOR! an biri olarak diyebilirim ki türkiyede öğrenci alım, lisans ve yüksek lisans eğitimi politikaları açısından vizyonu en geniş, küresel anlamda bir değerler habitatına sahip tek üniversite SABANCI ÜNİVERSİTESİdir.
***
İDEAL ÜNİVERSİTENİN KİLİT UNSURLARI
nedir? Sorusuna şu cevapları verebiliriz;
Bir üniversite sonraki kuşağın eğitim ve öğrenimine dömük hedeflere ulaşmak için gerekli yapıyı, sistem, süreç ve kaynakları geliştirir. Bunlar esnektir ve beliren ihtiyaç ve koşullara kendilerini uyarlayabilirler.
Bir üniversite çeşitli yöntemlerle yeni bilgiler üretir ve yayar
bir üniversite, insanların birbiriyle bağlantısı ister fiziksel ister elektronik olsun, ortak öğrenmeyi ileriye götüren bir “sorgulama habitatı”dır.
Bir üniversite erişim, herkes için hayatı ve çevresindeki dünyayı anlama olanağı yaratır.
Bir üniversite hakikat, güzellik, sevgi ve adalet ideallerimize ilişkin anlayışımızı ve değerlerimizi genişletir.
Bir üniversitenin öğretim üyeleri öğrencilerle öğrenme sorumluluğunu paylaşan yol göstericiler ya da kolaylaştırıcılardır.
Bir üniversite şimdiki ve gelecek kuşaklar için, içinde yer aldığı toplulukla, kuruluşlarla, toplumla ve doğal çevreyle pürüzsüz bir bütünleşme içindedir ve bunların kendilerini yeniden üretmesine yardımcı olur.
üniversitelerin ve eğitimin değişen paradigması | eğitimin geleceği
***
Eğitim üzerine yazmaya, düşünmeye, geleceğe kafa yormaya devam edeceğim.
ışık ve sevgiyle..
1 comment Temmuz 18, 2009
UNIVERSIADE 2011 DE NASIL GÖREV ALIRSINIZ?
Universiade 2011 Kış Olimpiyatlarına az kaldı. Erzurumu yoğun günler bekliyor. Yapılması gereken bir sürü iş var. Olimpiyatların organizasyon kısmına Atatürk Üniversitesi de Gönüllü Olmak isteyen öğrencileriyle katkıda bulunuyor. Temel seviyede İngilizcesi olan -ingilizcesi olmayan ama gönüllü olmak isteyenler için üniversite bünyesinde kurslar açılacaktır- , 2011 yılında hala öğrenimine Erzurum’da devam edecek öğrenci arkadaşlarımızı dünyanın bir çok ülkesinden binlerce kişinin katılacağı bu organizasyonda gönüllü olmaya davet ediyoruz. Gönüllü olarak network-ünüzü geliştirirsiniz, yeni insanlar tanırsınız, eğlenirsiniz, yaşadığınız şehri ve insanlarını daha yakından tanıma imkanı bulursunuz, girişimcilik konusunda deneyimler edinebilirsiniz. Üstelik bu etkinliğiniz CV nizde de şık duracaktır. Erzurumda hep sosyal etkinlik sıkıntısı çeken üniversite öğrencileri haydi gönüllü olmaya! Gönüllü olurken yeteneklerinize ve ilgi alanlarınıza göre başvuruda bulunabiliyorsunuz. Seçenekler şöyle , gönüllülük formu doldurmak için şuradan buyrun.
UNIVERSIADE NEDİR?
Universiade – Üniversite Oyunları
Universiade kelimesi üniversite öğrencilerinin olimpiyatları anlamına gelen Üniversite (University) ve Olimpiyat (Olympiad) kelimelerinin birleşmesinden oluşmaktadır.Universiade, birçok spor dalını bir araya getiren bir kültür ve spor festivali olması nedeniyle dünyanın en önemli spor etkinliklerinden birisidir. Her iki yılda bir farklı kentte düzenlenen bu oyunlar Yaz ve Kış Oyunları olmak üzere ikiye ayrılır.Yaz Oyunları’nda müsabakalar; on zorunlu dal ile ev sahibi kentin seçeceği en fazla üç isteğe bağlı spor dalında yapılmaktadır. Zorunlu dallar; Atletizm, Basketbol, Eskrim, Futbol, Jimnastik, Yüzme, Atlama, Sutopu, Tenis ve Voleyboldur.Kış Oyunları’nda ise altı zorunlu ve ev sahibi ülkenin seçeceği bir veya iki isteğe bağlı spor dalında müsabakalar gerçekleştirilmektedir. Zorunlu dallar; Alp Disiplini, Kuzey Disiplini, Buz Hokeyi, Hız Pateni, Biatlon, Artistik Paten.
1 comment Nisan 30, 2009
E-KİTAP, SANAL KÜTÜPHANE VE ANSİKLOPEDİLER

Atatürk Üniversitesi kütüphanesinin kayıtlı olduğu e-kitap servisleri, veritabanları, patent kuruluşları, sözlükler ve tercüme araçları için şuraya
sanal alemde hizmet veren dünya kütüphaneleri için buraya
türkiye kütüphaneleri için şuraya
E-Tez çalışmaları için buraya
Ansiklopediler şuraya
Erasmus, farabi, yaz okulu, staj, IAESTE hakkında bilgi edinmek için buraya
Tıklayınız.
1 comment Nisan 30, 2009
GÖSTERE GÖSTERE HAYIR; SÜPER!
Keyifler Nasıl? Sorusu için öğrencilerimden duymak istediğim cevap hep ‘süper’ olmuştur. Hatta onlar nerede bir ‘süper’ kelimesi görseler eminim beni hatırlarlar. Yine bu gün ‘süper’ diyebileceğim günlerden biriydi; çünkü Genç Siviller adlı grup 12 Eylül Darbesinin akabinde yapılmış olan 1982 Anayasasının 26. Yıl dönümü olan 7 Kasım’da yasayı yeniden Refaranduma götürdüler. Süper bir olay! Jandarma gözetiminde göstere göstere (zorla) EVET denilen 1982 Darbe Anayasasına ben de Erzurum’da Cumnhuriyet Caddesinde kurulan Standda GÖSTERE GÖSTERE HAYIR dedim.
![]()
Oy pusulamı kutuya besmele ile bırakıp, bunun kutsal bir görev olduğunu oradaki görevliyle paylaştım. “Genç Siviller Rahatsız” sloganıyla bir çok etkinlik yapan bu aktivist genç grubu tebrik ediyor, çalışmalarında kolaylıklar diliyorum. Aslolan süreçtir, sonuçlar kendiliğinden gelir!
Yaşlı, bunak, vehimli, vesveseci, duyarsız, statükocu, tutucu bir anayasa 1982 anayasası. İçinde 301 gibi ne olduğu tam anlaşılamayan tuhaf bir madde olan bir anayasa. Devlet memurlarına millet iradesine ket vurma hakkı tanıyan, askeri bir anayasa.
GENÇ, SİVİL, HERKESE GÖRE DEĞİŞMEYEN , KULLANIŞLI, ÖZGÜRLÜKÇÜ, ÇOK SESLİ BİR ANAYASA İSTİYORUZ! ANNE GİBİ BİR YASA İSTİYORUZ KISACASI!
***
Dünyaya Hayırlı olsun.
Hüseyin Burak Obama. Evrenselleşmenin ilginç örneklerinden biri olacak. Siyaset bilimi derslerinde 10 yıl sonra en az iki saatlik ders konusu: Obama!
henry david thoreau der ki: “en iyi yönetim biçimi: en az yöneten bir yönetim biçimidir. Bu ise, insanlar buna hazır olduklarında gerçekleşir”. Obama bunun için hazır gibi. Ya Dünya? Hey wordl! R U Ready?
***
MUSTAFA FİLMİ HAKKINDA
Mustafa filmini destekliyorum. Atatürk üzerinden rant sağlayanlar için bir hayal kırıklığı tabii. Zavallılar, size acıyorum. Atatürk bir nesne değildir, meta değildir. Tarih kendini yenilemek zorundaydı. Bu yeni kişi sistemin içinden, sistem dışı olmalıydı. Bu Mustafa olmayabilirdi. Ama o oldu. Bence ne iyi oldu, ne de kötü. Tarihsel bir kişi, o kadar. Onun üzerinden kavga etmeyi hangi aptal icat etti? Mustafa, hatasıyla sevabıyla Mustafa’dır. Değişen, sivilleşen Türkiye’de böyle çalışmaların artması dileğiyle.
Ahmet Altan da güzel bir yazıyla tartışmaya katılmış,
buyurun ;
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=756716&title=can-dundarin-mustafa-filmi-tartismasina-ahmet-altan-da-katildi
1 comment Kasım 8, 2008
ÜNİVERSİTEYE GİTMEK YA DA NURETTİN ÖZDOĞAN
Bu sabah yurttan kampuse doğru yürürken kafamda tasarladım bu yazıyı.
Hava güneşli, Erzurum’da Kasım ayında böyle bir hava, evlere şenlik..
Çok şükür.. kışın güneş bir başka güzel..
deli eder insanı bu havalar vallahii :)
“Kasımda Aşk Başkadır” nasıl olsa.
Bir çok üst düzey insanın eğitim hayatlarına
baktığımızda tuhaflıklar görürüz.
Çok başarılı kanaat liderleri ve rol model kişilikler,
sıra dışı iş fikirlerinin sahipleri ya üniversiteye gitmemiş,
ya gitmiş terk etmiş, ya da gittiği üniversiteyi ve diplomayı önemsemeyip
kendi ilgi alanını keşfederek keyifli ve para getiren,
değer üreten, sosyal sorumluluğu olan girişimcilik projelerine imza atmışlar.
Bir çok ülkede ve özellikle Türkiye’de
Üniversiteye Gitmek bize yutturulmuş bir Prestij Hapıdır.
Üniversiteye gitmenin anlamı şudur:
Hayatta ne yapacağımı bilmiyorum, üniversiteye gidiyorum.
(paul arden’den mülhemle..)
Üniversiteyi iki defa bırakıp üç defa başlayan
biri olarak bu yazdıklarım kişisel kronolojim açısından
tutarlı ve bedeli ödenmiş cümlelerdir yazdıklarım.
Şu an Atatürk üni. Felsefe kantininde yazıyorum bu yazıyı.
ben fizik öğrencisiyim bu arada :)
Yılgınlık, bezginlik içinde bir gençlik var burada..
Örselenmiş gençlik heyecanları.. dayatılan bir tarz-ı hayat..
Aşkları IŞK değil, bedenleri GENÇ değil.. ,
yapıcı Neş’e duygusundan uzak,
hazz kültürü içinde azab çeken genç kardeşlerim benim!
Rol modelsiz, top modelli!
Hayatta ne yapacağını bilmek kaç kişiyi nasip olmuştur?
Tüm bu sıkıntılara rağmen iyi işler yapan kardeşlerimiz de var;
Nurettin Özdoğan onlardan birisi.
Sevgili Nurettin genç yaşında bir çok başarıya imza atmış,
gençlere rol model olabilecek birisi. EZI’de (uluslar arası insan kaynakları şirketi)
genç yaşında çalışmış ender insanlardan.
Zaman Gazetesinin Pazar ekinde yazdıklarıyla bir çok gence ufuk açıyor.
Sevgili Nurettin’in benim de çok üstünde durduğum iki sihirli kelimesi var:
GİRİŞİMCİLİK ve DEĞER ÜRETMEK.
Genç yaşında idealleri ve hayalleri olan
ve bunları tüm toplumla, gençlerle paylaşan,
BUDUR! Dedirten genç bir yürek o.
Bir çok şey yapmak istiyor ama asıl istediği şu:
“Gözlerinin içinde dünyalar saklı biri olmak.”
Bakar mısınız, onca başarı, popülariteden sonra hayat idealini
nasıl latif ve zarif bir şekilde açıklamış.
Zira O, samimiyetten, dostluklardan, paylaşmaktan,
heyecanlı olmak, heyecan aktarmaktan yana.
O zarif birisi. Tıpkı muhterem, manevi Ağabeyim,
Üstadım Maraşlı CAHİT ZARİFOĞLU gibi. Nurettin de Maraşlı.
Modern ama geleneğin zarif ve eskimez çizgileri var yaşamı yakalayışında.
Sevgili Nurettin’i canı gönülden tebrik ediyor,
onun gibi gençlerle aynı nesil olmaktan mutluluk duyuyorum.
Ailesini de tebrik ediyor, kendisine de ömür boyu saadetler,
başarılar, heyecanlar diliyorum.
Yaşam Sevincin eksik olmasın Nurettin!
Nurettin Özdoğan’ın kişisel web sitesi: www.empatik.com
Bir okuma önerisi:
1) Okulsuz Toplum – Ivan Illich
2) Görünmeyen Üniversite – Ersin Gürdoğan
Ve şimdi biraz müzik;
Jacques Brel’ den geliyor ; Amsterdam
1 comment Kasım 3, 2008


